1 Aralık 2017 Cuma

Saklama Rehberi

                                          
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

10 Eylül 2017 Pazar

Mekan Önerisi : Cumbalı Kahve


Bayram gezilerimizin birinde yolumuz Balat'a düştü bir kahve ihtiyacıyla :)
İnstagramda takip ettiğim bir sayfada Balat önerileri vardı nereye gitsek diye düşünürken tavsiyelerinin arasında burayı gördüm, tam da burada fotoğraf paylamıştı renkleri ortam bi sıcak geldi ekrandan. Buraya gidelim dedik açtık haritadan yerini bulduk gerçi çokta zor bir yerde değilmiş tesadüfen olduğumuz yere bayaa yakın bir mesafedeydi :)

Gittiğimizde bizi tüm yorgunluğuna rağmen sıcak bir karşılamayla kafenin sahibi karşıladı. Menü vermeye bile gerek duymadan anladı neye ihtiyacımız olduğunu :) Keyifli ortamı, huzurlu gürültüsüz ve lezzetli kahvesiyle CUMBALI KAHVE BALAT burası :)

Türk kahvesi tercih ettik biz onun haricinde tatlı, latte, filtre kahve bunlarıda bulabilirsiniz tabi.
Yolunuzu birgün mutlaka Balat'a ve buraya çevirin derim seveceksiniz :)
Elimde kahve bir pazar miskinliği yaparken sizide burayla tanıştırayım dedim.

O kadar çok yazmak istediğim şey var ki belki bir ara kendimi toparladığımda yazarım. Yine eskisi gibi aktif olup burayla paylaşırım içimin ağrısını hafiflerim belki yazarak.

Sevgiler!

23 Ağustos 2017 Çarşamba

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.
Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor.
                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 
                                             
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Nisan 2017 Perşembe

Dost diye-bilmek

Tam bir kötü gün dostuyum ben.
Hatta bu konuda okadar iyiyim ki iyi günlerinde hiç aramaz dostlarım..
Üzüntülerinde, hatalarında hiç sorgulamadan yargılamadan yanlarında olurum çünkü.
Sadece ararlar veya tek bir mesajla ihtiyacım var / canım sıkkın yeterlidir gider yanlarında olurum çünkü.
Ama dedim ya kötü gün dostuyum.
İyi günlerinde, mutluluklarında ilk paylaştıkları insan ben olmam genelde :)
Çünkü insanlar böyledir;
Kötüyken kötüdürler
Mutluyken mutlu yaşarlar
İnsanlar mutluyken kimseyi arama paylaşma ihtiyacı duymazlar çünkü.

Ama yalnızlık öyle değildir
Paylaşılmak ister, azalmak ister
Başkalarında güç bulmak ister kendinde aradığını bulamayınca.

10 Nisan 2017 Pazartesi

D vitamini eksikligi

Günümüzün en popüler hastalığı oldu sanırım bu D vitamini eksikliği. Çevremde gördüğüm her 5 kişiden 3de bu hastalık var neredeyse.
Anemiden sonra bir de d vitamini eksikliği başladı bu naciz bünyemde.
Benim için en büyük belirtisi saç dökülmesiydi. Son zamanlarda aşırı saçım dökülmeye başlamıştı sebebi düzleştirici vs zannetmiştim ama bu vitaminin eksikliğinden kaynaklanıyormuş.
Sizde de aşağıda ki belirtiler varsa hastaneye gidip detaylı bir d vitamini tahlili yaptırın.

Belirtileri;
Depresyon: D vitamini eksikliğinde görülen depresyon çok şiddetli olmayabilir ve daha çok kendinizi "nedensiz olarak hüzünlü hissetmeniz olarak" tanımlanabilir. Bunun nedeni, beyinde üretilen ve ruh halinin düzenlenmesinde kullanılan serotonin seviyesinin D vitamini eksikliğine bağlı olarak düşmesidir. Ağır bir depresyon hali yaşanacak demek değildir kendinizi huzursuz hissetmek aniden gelen morel bozukluğu,motivasyon düşüklüğü,isteksizlik vs kendinizi uzun vadede mutsuz ve yorgun hissetme hali.

Kasların Zayıflaması: D vitamini eksikliği vücudumuzdaki kas dokusunun büyük bölümünü oluşturan ve iskelet kasları olarak adlandırılan kasların zayıflamasına yol açabilir.

Kemik Ağrıları: Özellikle güneşin kendini fazla göstermediği kış aylarında D vitamini eksikliğine bağlı olarak kemik ağrısı görülme riski artar. Bu kemik ağrıları eklem ağrılarından farklı olarak tüm vücut genelinde hissedilebilir ve ağrılara halsizlik eşlik edebilir.

Eğer kansızlıkla beraber vitamin eksikliği de varsa aşırı halsiz, yorgun kısaca atalet sarıyor her yanınızı. Eylemsizlik, hareketsizlik hali.

Öyle ki bu vitamin eksikliği diğer vitaminler gibi yiyecekten biraz portakal biraz baklagil yiyeyim vs diyerek alınmıyor. Büyük kısmını güneşten alabiliyoruz.

Güneş ışığında 10-15 dk güneşlenmek gerekiyor. Avuç içi, kol bacak ve alın bölgesi özellikle.
Çoğumuz ben dahil kapalı alanlarda çalıştığımız için güneşe pek fazla çıkamıyoruz. Kışın zaten göremiyoruz sonrasında havaların geç aydınlanması felan derken biz yine güneşsiz kalıyoruz.
Yavaş yavaş havalar düzene girmeye başladı da biraz daha aydınlık ve güneşli günler görebileceğiz sonunda :)
En azından sabah işe giderken akşam eve dönerken iş çıkışı dışardayken. Belki öğlen molalarınızda yemekten sonra güneş alan bir bölge de 10-15 dk güneşlenebilirsiniz.

Doktora gittiğinizde o size illa ki takviye verecektir takviye için. Bunun yanında balık özellikle somon (birazpahalıama), yumurtanın sarısını tüketmeye özen gösterinç

Kansızlık içinde yine yumurta, kırmızı et, koyu yeşil yapraklı yeşillikler, çekirdekli kırmızı üzüm ve yeşil mercimek tüketmeye özen gösterin ama demir eksikliği varsa yanında süt ve yoğurt yemeyin daha sonrasında tüketebilirsiniz vitaminlerinin kaybolmaması için.
Ayrıca siyah çayı çok fazla tüketiyorsanız kesinlikle azaltmanız lazım ve yemekle beraber tüketmeyin yemeklerden 1 saat sonra ideal. Tabi bide şekersiz olsun :)

Sağlıkla kalın..

11 Ocak 2017 Çarşamba

denebunu.com


Bu ay bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım denebunu.com un Aralık kutusuna kavuştum. İlk tanışmamız oldu kendisiyle :)
Tek yapmanız gereken siteye girip üye olmak daha sonrasında size uygun kutu seçeneğiniz oluyor onun içinde tek yapmanız gereken kutuyu gönder demeniz bu kadar basit ve kolay.
Ürünler geldikten sonra size düşen deneyip yorumlamak :)

Bakalım Ocak ayı kutumuzda neler olacak beklemedeyim..